Basîret bağlandı, İstanbul Şehir Üniversitesi kapatıldı

30.06.2020 / 22:44

Basîret bağlandı, İstanbul Şehir Üniversitesi kapatıldı

Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden İstanbul Şehir Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yayımladığı bir kararname ile kapatıldı, siyasi kine kurban edildi. Basîret Yâ Hû!

 

ANKARA EKSPRESİ

 

Farklı alanlarda yapılan KPSS, ALES, ÜDS, YÖKDİL sınavlarında Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında ilk ona, belli branşlarda ise ilk beş ve ilk üçe giren;

 

Öğrenci memnuniyet anketlerinde en iyi üniversiteler (A+) arasında yer alan;

 

ABD ve Avrupa’daki en iyi üniversitelerden mezun olmuş ve bu üniversitelerde görev yapmış akademisyenleri cezbederek ‘tersine beyin göçü’ne hizmet eden;

 

Bütün standartlara göre iyi, bütün standartlara göre başarılı, bütün standartlara göre mümtaz, bütün standartlara göre yüz akı bir üniversite olan İstanbul Şehir Üniversitesi’ne son darbe vuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile İstanbul Şehir Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı.

 

Resmi gerekçe: Mali yetersizlik.

 

Bu gerekçeyi buruşturup çöpe atabiliriz. İstanbul Şehir Üniversitesi’nin borçları vardı, ama doğru dürüst bir yapılandırmayla borçlarını rahatça ödeyebilecek ve eğitim faaliyetlerini rahatça sürdürebilecek gücü de vardı. Nitekim ilgili kamu bankasının yetkilileri de üniversite yöneticileri ile görüşmelerinde bu intibaı edinmişlerdi ve borçları doğru dürüst yapılandırmaya mütemayildiler. Ama olmadı işte, oldurulmadı. Mali sıkıntı içindeki bir futbol kulübüne veya inşaat şirketine sunulan imkânların zerresi İstanbul Şehir Üniversitesi’ne sunulmadı, sundurulmadı.

 

İstanbul Şehir Üniversitesi, Ahmet Davutoğlu ile irtibatlandırıldığı ve akademik özgürlükten / özgünlükten ödün vermeyerek iktidarın tahakküm siyasetiyle ters düştüğü için kapatıldı.

 

(Üniversitenin kurucu vakfı olan Bilim ve Sanat Vakfı da aynı nedenle kayyımda.)

 

Bu bir intikam operasyonu; hem de kör intikam operasyonu.

 

Eğitimde standart yüksekliğini temsil eden bir üniversite (ve kültürel faaliyetlerde standart yüksekliğini temsil eden bir vakıf), siyasi kine kurban edildi.

 

"Elde ettiğimiz başarılar önemlidir fakat buna rağmen eğitim ve kültür konusunda tam istediğimiz seviyeye henüz ulaşamadığımıza inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu üniversitenin (ve bu vakfın) üstüne titremeli değil miydi? “Allah sayınızı artırsın” diyeceği yerde onlara nasıl kıyabildi?

 

Basîret Yâ Hû!