Çerkes Enformasyon Ofisi: Rusya’nın ırkçı ve kolonyalist politikalarına hayır!

12.09.2020 / 00:28

Çerkes Enformasyon Ofisi: Rusya’nın ırkçı ve kolonyalist politikalarına hayır!

Rusya’nın kolonyalist geçmişi kutsanıyor ve yeniden üretiliyor., Çerkes Soykırımı’nda rol alan komutanlar ve siyasetçiler kahraman ilan edilip Kafkasya’nın dört bir yanında bunların heykelleri dikiliyor, ayyuka çıkan ırkçı söylemler Moskova tarafından “Vatan Liyakat Nişanı” ile ödüllendiriliyor, Çerkes toplum önderleri düzmece suçlamalarla gözaltına alınıyor…  İstanbul’daki Çerkes Enformasyon Ofisi, bu vahim gidişata ilişkin bir bildiri yayımladı. “Rusya’nın Kolonyalist Politikalarına Karşı Çerkesler Sesini Yükseltiyor” başlıklı bildiriyi dikkatinize sunuyoruz.

 

 

Çarlık Rusyası tarafından gerçekleştirilen ve 21 Mayıs 1864 tarihi ile sembolleşen Çerkes Soykırımı’nın ardından dünyanın çeşitli ülkelerine savrulmuş Çerkesler olarak; Rusya’nın kolonyal geçmişiyle yüzleşmek yerine kolonyal politikalarının ve katliamlarının uygulayıcısı kişilerin heykellerinin Kafkasya’nın çeşitli bölgelerine dikilmesine ve bu heykeller üzerinden yükseltilen ırkçı söyleme karşı sesimizi yükseltiyoruz!

 

Çerkesler yüzlerce yıl birlikte yaşadıkları diğer Kuzey Kafkasya halklarıyla birlikte anavatanları Kafkasya’yı savunmak için on dokuzuncu yüzyılda dönemin Çarlık ordularına karşı amansız bir direniş sergilediler. Direnişin son aşamasında tüm ordu güçlerini Kafkasya’nın son direniş merkezi olan Kuzey Batı Kafkasya’da bulunan Çerkesya’ya yığan Çarlık ordusu karşısında daha fazla dayanamayan Çerkesler, 21 Mayıs 1864 tarihinde Çerkesya’nın başkenti Soçi’de (Kbaada Vadisi’nde) büyük bir katliama uğratılarak yenildiler. Bu süreçte yüzlerce Çerkes yerleşimi yok edildi, yüzbinlerce masum Çerkes katledildi ve yaşam alanları tarumar edildi. Bu dönemde yaklaşık bir milyonun üzerinde Çerkesin katledildiği tarihçiler tarafından kabul edilmektedir. 2014 yılında - Çerkeslerin tüm itirazlarına rağmen - Rusya tarafından Kış olimpiyatlarının gerçekleştirildiği Soçi’de, sürgünden sonra Rusya tarafından gerçekleştirilen nüfus sayımına göre sadece 98 Çerkesin kaldığı kayıtlara geçmiştir. Bu rakam dahi Çerkes Soykırımı’nın boyutlarını gözler önüne sermek için yeterlidir.

 

Gerçekleştirilen katliamlardan sağ olarak kurtulabilen Çerkeslerin büyük bir kısmı ise dönemin Osmanlı topraklarına sürgüne tabi tutulmuştur. Bu sürgün esnasında da yüz binlerce Çerkes zorlu koşullara dayanamayarak hayatını kaybetmiştir. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nün ardından Kafkasya’da kalabilen az sayıda Çerkes ise Rusya’nın kolonyal politikaları altında yaşam mücadelesini sürdürmek zorunda kalmıştır.

 

Bu sebeple “21 Mayıs”, modern Avrupa tarihinin ilk soykırımı ve bizler tarafından Çerkes Soykırımı’nın dünyaya hatırlatıldığı gündür. Bağımsızlık ve özgürlük yolunda mücadele edenleri ve Çarlık Rusyası elinde katledilen bir buçuk milyon insanımızı tekrar hatırladığımız ve kimliğimiz adına adalet arayışımızı tüm dünyaya ilan ettiğimiz, “biz varız” diye haykırdığımız gündür.

 

Aradan geçen 150 yıldan fazla zamana rağmen Rusya’da rejimler değişse de Kafkasya politikasında bir değişiklik olmamıştır. Özellikle 2000 sonrası tüm Rusya’da sergilenen ve uzmanlar tarafından Putinizm olarak adlandırılan dönem; Kuzey Kafkasya halkları ve Rusya’da yaşayan Rus etniğinden olmayan tüm diğer halklar için kâbusa dönüşmüş durumdadır. AİHM nezdinde Rusya’nın en çok mahkûm olan ülke olması ve bu insan hakları ihlallerinin çoğunun Kafkasya’da gerçekleşiyor olması dahi Rusya’nın pozisyonunu görünür kılması açısından önemlidir.

 

Rusya genelinde 2000’li yıllardan başlayarak inşa edilmeye çalışılan anti demokratik rejim, en son anayasa değişikliğiyle kendisini kurumsal bir hüviyete bürümüş ve göstermelik olarak gerçekleştirilen bir referandum ile hukuki statüsünü kazanmıştır. Bu anayasa değişikliği dünya kamuoyunda Putin’in iktidarını uzatma çabası olarak, yüzeysel bir şekilde değerlendirilse de esas önemli sorun; yapılan anayasa değişikliği ile Rusya’da yaşayan ve etnik olarak Rus olmayan halkların ikinci sınıf vatandaş olarak değerlendirilmesidir. Bu anayasa değişikliği gerçekleştirildikten sonra Rusya’da örgütlü bir şekle bürünen ırkçı söylemlerin artması, özellikle Kafkasya’da gerçekleştirilen provokatif girişimler, aktivistlere yapılan baskılar göstermektedir ki; Rusya kolonyal geçmişiyle yüzleşmek yerine gerçekleştirdiği sivil katliamlarla ve kolonyal mirasıyla övünen, yeni katliamların kapısını aralayabilecek bir niteliğe bürünmüştür.

 

Bu süreçte Çerkes kültürü ve kimliği ile ilgili çalışmalar yapan Ruslan Guashev gibi toplum önderlerinin ve Martin Kochesoko gibi aktivistlerin düzmece suçlamalarla gözaltına alınıp yargılanmaya başlanması, diasporadan vatanına dönen Koble Muammer Canıdemir gibi bazı isimlerin hukuksuz şekilde vatandaşlık iptal davalarıyla sınır dışı edilme girişimleri ve benzeri örnekler, bütün demokrasi taraftarlarına ve özellikle Kuzey Kafkasya bölgesinde yerel kimlikleri koruma ve yaşatma çabalarına karşı Rusya tarafından verilen gözdağıdır. Bu baskılara rağmen Kafkasya’da faaliyet gösteren insan hakları aktivistleri ve toplum önderleri başta olmak üzere Çerkes diasporası örgütleriyle birlikte, Rusya’da demokrasiye inanan Maksim Şevcenko gibi aktivistler, Rusya’nın devlet birimlerinin baskıladığı aktivistlere sahip çıkarak çeşitli etkinliklerle konuyu gündem etmeye çalışmaktadır. Hala devam eden Martin Koshesoko davasına Çerkesler tarafından verilen tepkiler bu baskı politikalarına rağmen Çerkeslerin politik ve sivil direnişlerine devam edeceklerini göstermektedir.

 

YENİ PROVOKASYON ARACI: KOLONYAL GEÇMİŞİN HATIRLATICISI ANITLAR

 

Çerkesler ve Kuzey Kafkasya halkları için 19.YY’da yaşadıkları soykırımı hatırlatan ve Rusya’nın hala kolonyal bir devlet olduğunu gösteren sembollerin başında; Kafkasya’nın çeşitli bölgelerine dikilen ve 19 YY’da Kafkasya’nın işgali ve orada yaşayan halkların imhası konusunda görev alan askeri liderlerin anıt ve heykelleri gelmektedir.

 

Bu anıt ve heykellerin ortak özelliği; Rusya’nın Kafkasya’yı işgali sırasında gerçekleştirilen katliamlarda görev almış asker ve siyasetçilerin isimlerini taşımalarıdır.

 

Bu provokatif anıtlara bir yenisi daha Adler’de 30 Haziran 2020 tarihinde yerel idareciler tarafından dikilmiş ancak gerek Çerkesya bölgesindeki kanaat önderleri gerekse de diaspora Çerkes kurumlarının özellikle sosyal medyada oluşan tepkileri dikkate alınarak kaldırılmıştır. Ancak bu olumlu gelişme görünen o ki Rusya devletini yöneten anti demokratik rejimi ve uzantılarını huzursuz etmiş ve olayla ilgili provokatif bir süreç başlatılmıştır. Artık Rusya devleti tarafından yönlendirildiği herkes tarafından bilinen Rus ırkçısı gruplar vakit kaybetmeden sosyal medyada anıtın tekrar dikilmesi yönünde kampanyalar başlatmışlardır. Daha da vahimi, Rusya devletine bağlı şirketlerde yöneticilik yapan figürler; Rusya’nın kolonyal geçmişini hatırlatan, Çerkeslere ve Kuzey Kafkasya halklarına hakaretler eden ve yeni soykırım tehditleriyle dolu açıklamaları alenen yapmaktan çekinmemektedirler. Yapılan bu açıklamalarda kullanılan ırkçı dilin halklar arası düşmanlığı ve etnik nefreti körüklemesinin dışında konunun Rusya’da yapılan son anayasa değişiklikleri ile ilişkilendirilerek yeni bir kolonyal sürecin başladığının ilan edilmesi ve hatta bu açıklamaların ardından bu kişilerden Artemy Lebedev’e Rusya Federasyonu tarafından “Vatan Liyakat Nişanı” verilmesi durumun vahameti açısından dikkat çekicidir.

 

Tüm bu açıklamaların Kremlin’e yakın kişiler tarafından gerçekleştirildiğinin farkında olan ve sürecin gidişatından endişe duyan biz Çerkesler ve Kafkasya halkları, Rusya’daki ırkçı söylemin Kremlin rejimi tarafından desteklendiğinin ve bu politikaların halklar arasında nefret tohumları ekmesinin bölgeyi nasıl bir kaosa sürükleyeceğini görüyor ve endişe ediyoruz. Demokrasiye bağlı tüm vicdan sahibi insanlara sesleniyoruz;

 

Rusya’nın kolonyal heveslerinden vazgeçmesi için sesinizi yükseltin!

 

Kafkasya’da gün geçtikçe artan ve sivilleri hedef alan baskılara karşı tepkinizi gösterin!

 

Putinizmin Rusya’yı kurumsal bir diktatörlüğe ve Ruslar dışındaki tüm halkları yok sayan ırkçı bir üniter devlete dönüştürdüğünü görün!

 

ÇERKES ENFORMASYON OFİSİ