'Serok Ahmet'in mana ve ehemmiyetine dair

28.01.2021 / 17:57

'Serok Ahmet'in mana ve ehemmiyetine dair

MUHİTTİN NAYMAN

 

Serok, Kürtlerde baş/yönetici/reis/başkan anlamında kullanılan bir kelimedir. Bu paye Kürtler tarafından ilk Sultan Alpaslan’a verildi. Alparslan’ın ordusunun çok önemli bir kısmı Kürtlerden oluşuyordu.

 

Bağdat halifesinin emriyle Alparslan komutasında İslam ordusu, birçoğu Orta Asya kökenli lejyoner askerlerden oluşan Bizans ordusuna karşı Malazgirt savaşını kazandı. O zaman Kürtler, Sultan Alparslan’a “Serok Alpaslan” demişlerdi.

 

Safevilerin fitne ateşi tüm Anadolu’da baştan başa istikrarsızlık ve güvensizlik unsuru olmuştu. Kamu düzeni bozulmuş ve maneviyat sulandırılmış, Osmanlı devlet olarak tehlikeye girmişti. Yavuz Sultan Selim’in güvenip sırtını dayayabileceği tek Kürtler kalmıştı. Tarih tekrar Kürdün samimiyetine ve sadakatine ihtiyaç hissettirmişti. Tüm Kürtler Yavuz’un arkasında ve onunla omuz omuza Safevi ordusuna karşı zafer kazanmıştı. O gün tüm Kürtler Yavuz’a Serok Yavuz diyorlardı. Onu serok kabul ettiler, ölümüne peşinde yürüdüler.

 

Emperyalist güçler Anadolu’nun önemli bir kısmını Rumlar ve Ermeniler arasında pay etmek istiyordu. Hususen çok büyük bir Ermenistan planlıyorlardı. 2.Abdulhamıd’in basireti ve Kürtlerin bu kez de “Serok Abdulhamid” etrafında birleşmeleri sonucu hususen büyük Ermenistan planı darmadağan edildi. Kürtler Abdulhamid’e hayatı boyunca hep serok dediler ve ona çok sadık kaldılar.

 

Ayrılıkçı terör örgütü birçok şehirde çukurlar kazmış ve bazı bölgelerde kamu düzeni bozulmuş, anarşi şehir merkezlerinde kol gezer hale gelmişti. Bu memleketin başbakan olarak gördüğü en entelektüel, en birikimli, en vizyoner, en bilge Türkmen’i Ahmet Hoca bu yapılanmayı darmadağın etmiş, şehirleri eşkıyadan temizlemiş ve yeniden kamu düzenini sağlamıştır. Kürtler bu güzel adama bu cesur mücadelesinden ötürü “Serok Ahmet” diyerek iltifat etmiş, onun başarısını yapılan ilk seçimde %49 oy’a önemli bir katkı vererek taçlandırmışlardır.

 

Ha bir de Yalçın Küçük eteğinde yetişen, Perinçek rotasında yol alan, Ergenekon kucağında büyüyen, Kürtlere asla ama asla yolu çıkmayan ulusalcı derin solun halis bir evladı olan İmralı mukimi bir “serok” daha var. Bu serok, iktıdarca ara sıra politika için meze edilen çakma bir “serok”tur. O’nun Kürtler nezninde serok olmadığı zaten okunan mektubundan ve alınan sonuçtan net olarak anlaşılmıştır. Yani onun Kürtler nezninde bir “serok”luğu mevcut değildir. O, derin devlet memuru olan görevli bir “serok”tur!

 

Kürtler; Alparslan/Yavuz ve Abdulhamid’den sonra Ahmet Hoca’ya Serok unvanını layık görmüşlerdir.

 

Genetiği ile oynanmamış, fıtratı bozulmamış naturel ve doğal kalan Kürt’lük her daim duygusal/mert/samimi ve cengaver duran insanlardan müteşekildir.

 

Vicdanı ve ahlaki duruşları hep mert insanlardan yana olmuş, kolektif hamiyetleri onları anlayan insanlar etrafında ete kemiğe bürünmüştür.

 

Hususen Midyat’ta Serok Ahmet’i çok yakından gözlemledim. Zaman zaman gözlerinin içine baktım. Evet, Serok Ahmet Kürtleri gerçekten çok seviyor. Kürtlere çok içten, candan ve sahici davranıyor. Kürtlere bakarken gözlerine baktım, gözlerinin içi gülüyordu. Bir kez daha ruberu müşahede ettim ki evet Serok Ahmet Kürtlerin en hakiki bir evladı ve artık ayrılmaz bir parçasıdır. Ve artık kesinlikle o Kürtlerin tartışmasız Serok Ahmet’idir.

 

En az bin yıldır kader ortağı, coğrafya ortağı olan bu iki kadim ve kardeş kavimler bu vatana yönelen her şaşı bakışı, kötü emeli ve uğursuz gayeyi bir ve beraber oldukları an çok kolay bertaraf etmişlerdir.

 

Bu memlekette dikili ağacı olmayan, ülkenin eğitim/sanayi/bilişim/tarım/savunma/güvenlik/dış politika gibi temel sorunlarında hiçbir proje sunmayan, sadece terör ve kan üzerinden siyaset yapan, “milliyetçiliği” kendinden menkul, çok kötü bir dil ve zehir gibi bir üslupla ayrıştıran, bölüştüren ve düşmanlaştıran sorunlu bir anakronik yapı, son zamanlara her gün Serok Ahmet’e ve yol arkadaşlarına kavli ve fiili saldırı, itham ve hakaretlerde bulunuyor. Serok Ahmet’in ahlakı/dürüstlüğü/millet sevgisi/vatanına bağlılığı ve vizyonunun sadece zekatı bu şiddet sarmalından beslenen adamların tamamına denk gelir ve onlardaki bu duyguları toplasanız/çarpsanız/bölseniz tamamı Serok Ahmed’in zekatı kadar kesinlikle etmez.

 

Evet; Serok Alpaslan, Serok Yavuz Selim, Serok 2.Abdulhamid’ten sonra... Serok Ahmet.

 

Biliyorum çok kızıyorlar, kıskanıyorlar ve hasetten çatlıyorlar Serok Ahmet’e verilen bu unvan sebebiyle.

 

Ülkemizde yaşayan seksendört milyon nufüsümuzun hem nitelik hem de nicelik olarak çok büyük bir yekunu olan fevkalade kalabalık bir kitlenin gönül dünyasına yer almak ve onların Serok Ahmet’i olmak çok keyifli bir durum olsa gerek...

 

Aramıza hoşgeldiniz Sayın SEROK AHMET.