Aşı denek grubundan bir doktora sordum...

26.12.2020

Covid 19 salgın süreci tüm dünyada devam ederken, hastalıkla mücadeleye karşı farklı ülkelerde    geliştirilen aşılar da gündemimizi meşgul ediyor... Dünya genelinde vaka sayısı 80 milyona ulaşmış durumda. Bir de İngiltere, Almanya gibi ülkelerin virüsün mutasyon geçirmiş hali ile vaka sayılarını açıklamaya başlaması, dünya gündemini uzun bir süre daha pandeminin meşgul edeceğini düşündürüyor.


Farklı ülkeler aşı çalışmalarına devam ederken, Pfizer-BioNTech, Moderna, Sputnik V, AstraZeneca, Sinovac aşıları, üretim aşamasındaki farklılıkları, etkileri, saklanma koşulları ve süreleri gibi bir çok parametre ile değerlendiriliyor.


Türkiye, Çin’ de üretilen Sinovac aşısına öncelik verirken, Pfizer-BioNTech aşısının siparişinin verildiği bilgisi de kamuoyu ile paylaşıldı.


Süreç boyunca güvenilir yorumlarını asla göz ardı etmediğim değerli arkadaşım, Doktor Erdal Yanbuloğlu da eşi ile birlikte Pfizer Biontech aşı denek grubunda gönüllü olarak yer alanlardan biri. 
Bilgisine son derece güvendiğim Erdal Yanbuloğlu ile hem kendi deneyimlerine, hem de ülkenin aşılama sürecinde nasıl bir yol haritası çizilmeli sorusuna dair güzel bir sohbet gerçekleştirdik. 
Konuşmamızdan dikkate alınması gereken ayrıntıları sizlerle paylaşmak istiyorum...


Denek grubunda gönüllü olarak yer aldın, anlatacağın neler var?


Türkiye’de, Pfizer-BioNTech gerçek aşı denek grubu 550 kişiden oluşuyor. İkinci dozu yaptırdıktan 24 saat sonra ateş, bitkinlik, baş ağrısı oluştu. İyi yönü gerçek aşıyla aşılandığımı anlamak oldu. İkinci doz aşılanmanın ardından 35 gün geçti, bir daha herhangi bir yan etki yaşamadım. 30'uncu günde kontrol amaçlı gittiğim test merkezinde plasebo grubunda olan sağlık personelinin de aşılanmasına  öncelik verileceği söylendi, güzel haber.


Aşı olduğum için Covid 19’ a karşı güvendeyim diyemem hala. Maske, mesafe ve çalışma ortamındaki koşullara dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tüm aşılar için kesin yorum yapmak henüz erken.


Hangi aşı sorusu insanların ortak çekincesinin göstergesi gibi, sence hangi aşı?


MRNA aşısı yeni teknoloji ile üretiliyor günümüzde. İnaktif aşıları 1950’lerden beri biliyoruz. Teknolojisinden çok inaktif edilmiş yeni versiyonu. Bütün aşılar hakkında kesin konuşmak için henüz çok erken. Denek gruplarının sayıları arttıkça, risk gruplarında yan etkileri daha çok görünür hale gelecek. En uzun aşı grubu süresi henüz 4 ay, aşılamanın ardından geçen 3 ay sonrası ciddi bir hastalığa neden olup olmadığına bakılabilecek tüm aşılarda. Ayrıca kronik hastalıkları olanlar, alerjisi olanlar gibi risk grupları üzerinde henüz denenmedi aşılar. MRNA aşıları çok güvenli aşılar, çok basit bir sebebi var, virüsün bütün genomunu alıyor, virüs kendi DNA’ sını alıyor ve çoğaltıyor, messenger DNA’yı gönderiyor hücreye, hücrenin içine giriyor, çekirdeğe giriyor. Hücrenin DNA ile ilişkisi yok, hücre ribozomunda çoğalıyor. Virüsün kendisi hücrenin içinde genomuyla çoğalıyor. Yanlış varsayımlarla hareket etmek doğru değil. Hangi sorusuyla uğraşmaktan çok daha önemlisi hastalığa yakalanmak çünkü.


Milyonlarca insan aşılanacak, aşılama süreci nasıl olmalı?


Aile Sağlık Merkezlerinde her gün 75 kişiye aşı yapılabilecek şekilde planlandığı söyleniyor. Sağlık Bakanı’nın açıklaması ise 2021 yılının Nisan ayı sonuna kadar 9 milyon kişinin aşılanacağı yönünde. 30 bin Aile Sağlık Merkezi doktoru var. Hasta randevuları ile birlikte aşılama sürecinin planlanması hedeflenen zaman ve kişi sayısına ulaşma şansını azaltır. Örneğin bizim ASM’de 5 oda var, durmaksızın saatte 12 aşılama yapılsa, 8 saatte 96 kişi aşılanmış olur. Ancak her aşının barkodunun okutulması, sisteme kayıt edilmesi, aşı yapılan kişide oluşabilecek olası bayılma, tansiyon problemi gibi durumlar da göz önünde bulundurulduğunda zorlayıcı olacaktır, gerçekçi değil. ASM’lerde reçete yazmak gibi sekonder hizmetlere oldukça çok zaman ayrılmak zorunda kalınıyor. Doktoru gördüğünde daha güvende hissediyor insanlar. Her gün 50 kişiye aşılama yapıldığını düşünsek, günde 150 bin kişi aşılanmış olur, 10 günde 1,5 milyon insana ulaşır aşılanan kişi sayısı. ASM’lere aşıların dağıtımı konusunda da çok iyi organize olunması gerekiyor. Bir diğer ön hazırlık aşaması aşılanacak kişilerin aranıp çağrılmasını da kapsıyor, tüm bu aşamalar zaman demek. Bütün aşıların saklanma koşulları farklı. Güzel bir bilgi: -70 derecede saklanması gereken  Pfizer-BioNTech aşılarının buzdolapları Türkiye’de üretiliyor.
 

Bir de aşı karşıtları ve bitmez tükenmez komplolarla hayatın her alanını okumaya çalışanlar var...
 

Olmaz mı, sosyal medyada aşı ile ilgili ya da virüsle ilgili bir bilgi paylaşıyorum, altına “yapma ya“ yazıyor örneğin, reddediyor, yok sayıyor. Belli siyasi görüşteki insanlar da değil, her siyasi kesimin içinde varlar. Oysa Türkiye’de örneğin çocuk aşılaması %95 oranında ve bu oran çok ciddi başarı göstergesi. Bir çok gelişmiş ülke ile kıyaslandığında Türkiye’nin başarısı kesinlikle göz ardı edilmemeli. 


Vaka sayılarında düşüş gözleniyor, sen neden olduğunu düşünüyorsun?
 

Vaka sayıları dörtte bir oranında azaldı son 2 ayda. Önlemler, özellikle maske ve kısıtlamalar etkili oldu. Tabii işin az konuşulan bir yönü var, metropollerde hastalığı çoğunlukla aktif çalışan kesim geçirdi. Onların çoğu aktif çalışanlar. Tekrar 6 ay içinde hasta olmuyor ve hastalığı yaymıyorlar. Bu durum en az konuşulan yön aslında. Bence büyük şehirlerde en az %20 - %30  bandında oranlar.
Erdal Yanbuloğlu’nun güvenilir bilgi aktarımlarını sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
Üzüntü ile gözlemlediğim bir konu; hekimler ve sağlık çalışanları çok meşakkatli şartlarda görev yapıyorlar, ne yazık ki kayıpları gün geçtikçe artıyor ve hala Covid 19 bir meslek hastalığı olarak kabul edilmiyor.


Hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının, çalışma koşullarının en kısa sürede iyileştirilmesi ve Covid 19’un meslek hastalığı kapsamına alınmasının sağlanması elzem.