'Davaya sadakat göstermeyene sadakat caiz değildir!'

08.06.2020

Kamuoyu belki tam olarak farkında değil, ancak son seçilmiş Başbakan Ahmet Davutoğlu şahsının ve genel başkanı olduğu Gelecek Partisi’nin sosyal medya hesapları üzerinden her hafta Pazartesi günü Türkiye gündemindeki konulara dair son derece önemli açıklamalarda bulunuyor. Bizler de diğer tüm siyasetçileri izlediğimiz gibi kendilerini de yakından takip etmeye çalışıyoruz. Her ne kadar sözlerine geleneksel iktidar destekçisi medya organlarında (görsel ve matbu basın-yayının yaklaşık %95’i) yer verilmese de, Sayın Davutoğlu görüş, düşünce ve değerlendirmelerini en azından -takipçi sayısı azımsanmayacak orana erişen- ambargo tanımaz yeni nesil iletişim araçları vasıtasıyla kitlelere ulaştırmaya çalışıyor.

 

Bugün yaklaşık 40 dakika süren açıklamalarını önceki haftalarda olduğu gibi yine dikkatle dinledim. Sayın Davutoğlu sanırım sekte vermeden sürdürdüğü bu rutin yayınları çok önemsiyor ve her geçen hafta içerik ve performans açısından çıtayı bir miktar daha yükseğe taşımayı ihmal etmiyor. Bugün benim izlediğim bu program çok daha geniş kitlelere erişebilseydi şayet, emin olun Türkiye’nin siyasi atmosferini değiştirecek düzeyde etkiye neden olabilirdi. Bu satırları okuyan dostlarımız Sayın Davutoğlu’na olan muhabbetim nedeniyle bu sözleri ettiğim gibi bir yanılgıya düşmesin, hakikatler doğrultusunda lafını esirgemeyen bir siyasal gözlemci olduğumu beni yakından tanıyan herkes bilir.  Amma hoca bugün 40 dakika içerisine onlarca konu sığdırıp hızlıca ama tane tane o kadar net şeyler söyledi ki, etkilenmedim dersem doğruyu ifade etmiş olmam.

 

Korona sürecinden, maske dağıtımı ve sokağa çıkma kısıtlamalarında yaşanan tutarsızlıklardan, 65 yaş üstüne getirilen insan haklarına aykırı uygulamalardan; normalleşmenin berber ve AVM’lerin açılmasıyla değil, bizatihi gerçek demokrasi, adalet ve hukuk ilkelerinin tesis edilmesiyle mümkün olabileceğinden; Sayın Erdoğan ve AK Parti’nin geldiğimiz süreç itibariyle kendisini iktidardan etmek isteyen tüm gruplarla işbirliği yapıp ortakları MHP ve Vatan Partisinin dilekleri doğrultusunda varlık vizyonundan saptığından ve sırf iktidarını korumaya yönelik günlük politikalar dışında geleceğe ilişkin hiçbir projeksiyonlarının kalmamasından tutun da, ekonomi alanında tam anlamıyla ısrarla sürdürülmeye çalışılan cehaletin yol açtığı sıkıntıların milletimizi nasıl dara soktuğuna kadar sayısız ve dile getirilmesi cesaret isteyen konulara temas etti Sayın Davutoğlu bugün. Bu ucube sistemle devletin geleneksel uzman bürokrasinin tarumar olduğunu, bakanların kendilerini Cumhurbaşkanına beğendirmekten başka bir amaç taşımadıklarını ve bu nedenle maruz kaldıkları onur kırıcı tavırları dahi sineye çekmek dışında bir alternatiflerinin kalmadığını dile getirdi. Yine bu hükümet sisteminin milletle devlet arasındaki bağı kopardığını ve Türkiye’nin önünü açabilecek en sağlıklı sistemin denge ve denetim mekanizması en iyi şekilde tesis edilmiş güçlü bir ‘’parlamenter demokrasi’’ olduğunu sözlerine ekledi.

 

Tek tek kaleme almaya kalksam uzunca yer kaplayacak güncel bir manifesto kıvamındaki düşüncelerini ifade ederken Sayın Davutoğlu’nun bu kez hiç takılmadığını, teklemediğini ve yuvarlama yapmadığını görmekten ayrıca bir mutluluk duydum. Özellikle kimi mahfillerce sıklıkla gündeme getirilip güya kendisini zora sokmaya yönelik ‘’Erdoğan ve AK Parti’ye bağlı kalacağına” ilişkin sözlerine getirdiği açıklamaya AK Parti’nin kuruluşunda yer almış ve Düzce İl Başkanlığı görevini de bir dönem deruhte etmiş biri sıfatıyla şahsımı da ilgilendirmesi nedeniyle özellikle yer veriyorum. Bu konuda şunları beyan etti Sayın Davutoğlu: “Bizim sadakat sözümüz 28 Şubat ve 90’lı yıllar vesayet anlayışıyla mücadele eden AK Parti ve Erdoğan’aydı. Bu dönemin aktörleriyle kol kola gezen, ülkemizi yeni vesayet ve otoriter anlayışların etkisi altına sokan Erdoğan ve AK Parti’ye değil! Dava dediğimiz ilkeler ve değerler manzumesine sadakat göstermeyenlere sadakat, doğru da değildir caiz de değildir!’’ 

 

Yine bugünkü açıklamalarında Ayasofya meselesine de değindi Sayın Davutoğlu ve böylesi bir değerin güncel oportünist siyasi amaçların dışında tutulmasının gerekliliğini vurguladı. Henüz geçtiğimiz yıl bu konuyu gündeme getirenlere karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği tepkileri hatırlatarak, millete söyleyecek sözü kalmayan ve kaybetmeye mahkum olanların tarihin her döneminde böylesi aziz semboller üzerinden meşruiyet devşirerek iktidarlarını biraz daha uzatabilmenin yollarını aradıklarını ama bunların faydasız ve milletin farkında olarak prim vermeyeceği girişimler olduğunun altını çizdi.

 

Daha birçok konuya temas etti Sayın Davutoğlu. Mesela Libya konusunda hükümetin politikasını doğru ve yerinde bulduğunu beyan etti ve elde edilen başarının diplomatik olarak taçlandırılabilmesi için yapılması gerekenler adına hükümete çeşitli öneri ve tavsiyelerde bulundu. Böylece, “bu ülkenin ihtiyaç duyduğu sağlıklı muhalefet nasıl olmalı” sorusunun cevabını da vermiş oldu.

 

Sayın Davutoğlu’nun bugün yaptığı açıklamalardan dilim döndüğünce ben bu kadarını aktarabildim. Orijinal olarak izlemek istiyorsanız lütfen aşağıdaki hesapları takip ediniz.

 

Düşünce ve önerilerini, bilgisel donanım ve birikimlerini milletinin hizmetine -hiçbir telif hakkı talep etmeden- sunan hakiki bir dava adamıyla karşı karşıyayız. Önemsenir veya önemsenmez, iktidar fanatikleri tarafından bugüne kadar olduğu gibi ezilip rencide edilmeye çalışılır ve geniş kitlelerle arasına duvar örme projesi başarılı olur ya da fikirleri, duruşu ve samimiyeti hakkıyla bilinip benimsenerek hakikaten büyük Türkiye’yi yeniden kurma görevi milletimiz tarafından kendisine tevdi edilir, bilemiyorum geleceği. Her ne olursa olsun bence Ahmet Davutoğlu herkesin ve her kesimin saygı duyması gereken bir değer. Bu ülkenin son dönemde yetişmiş en önemli değerlerinden.

 

https://www.facebook.com/A.Davutoglu/

https://twitter.com/Ahmet_Davutoglu

https://twitter.com/GelecekPartiTR