Gelecek Partisi neye talip olacak?

14.01.2020

Bugün kaçınılmaz olarak hayatımıza giren kurumların, kavramların, düşünce akımlarının geçmişteki benzerlerini araştırmak benim büyük zevklerimden biridir. Tamamen yeni, ilk defa gün yüzüne çıkmış gibi hayatımızda arzı endam eden nice kurumların aslında geçmişte farklı bir formda etkili olan bir kurumun tıpatıp aynısı olduğunu hayretler içinde görmüşümdür bu merakım sayesinde. Basit bir yöntem uygularım ben. Bir olguyla karşılaştığım zaman önce nedir sorusunu sorarım. Sonra nereden kaynaklanıyor (tarih bu noktada devreye giriyor), ardından neye yarar diye bakarım. Kuşkusuz bu yöntemi de sıfırdan ben icat etmedim. İslam alimleri, özellikle bugün bile etkili olan ilim ekollerinin kurucuları bir metni, bir olguyu, bir kavramı tefsir (nedir sorusunun cevabı, yani açıklama), tevil (nereden kaynaklanıyor sorusunun cevabı, ilk örneğini ortaya çıkarma), sonra tabir (neye yarar, yani bugüne uyarlama) yöntemiyle ele almışlardır.

 

Mesela Parti kavramı. Tamamen batı demokrasilerinin icadı, büsbütün modern bir olgudur değil mi?...Oysa bizim meşhur yöntemi uygularsak hiç de yeni olmadığını, şeklen değilse bile işlev olarak tarihimizde, geleneksel sosyal hayatımızda örneklerinin olduğunu görebiliriz. Sadece bu kadar mı? Hayır, ayrıca bu yöntem sayesinde parti olgusunun nasıl kalıcı olabileceğini de öğrenebiliriz.

 

Malum, bendeniz bir Kürt aşiretine mensubum (övünmek gibi olmasın). Aşiret sisteminde Ağa ve onun üstünde de Mîr vardır. Mîr devlet ile ağa arasında bir yerde durur. Ağa aşireti, Mîr de devleti temsil eder. Ağa aşiretin taleplerini, ihtiyaçlarını Mîr aracılığıyla devlete ulaştırır, Mîr de devletin isteklerini, kanunlarını, vergilerini ağa aracılığıyla aşirete bildirir. Mîr resmidir bu yüzden, ağa ise sivildir. Bu sistem yüzyıllardır Kürtler arasında etkin olagelmiştir. Osmanlı devletinin son dönemlerinde bu sisteme son verildi. Cumhuriyetle birlikte her türlü yasal meşruiyeti ortadan kaldırıldı. Öyle ki bu sistemi çağrıştıran, ağa, bey, gibi sıfatlar bile yasaklandı. Buna karşılık Kürtler sivil olan, kendi taleplerini temsil eden ağalığı gayri resmi de olsa korudular. Bugün hala Kürt aşiretlerinin ağaları vardır ve saygı görmeye devam ediyorlar. Fakat resmen ortadan kaldırıldığı tarihten beri kültürel olarak korunan, saygı duyulan bir tek mîr göremezsiniz. Tamamen sivilleşen, sadece usulen mîr adını taşıyan birkaç tanesini istisna tutarsak.

 

 Bundan şunu anlıyoruz. Parti, işlevi itibariyle bugün ağalık ve mîrlik sistemlerini birlikte içeriyor. Bir yanıyla halkın taleplerini, bir yanıyla da devletin taleplerini temsil etme özelliğine sahiptir. Mirlik ve ağalık kurumlarının kalıcılıklarını ve saygınlıklarını korumaları ile ilgili kriteri burada devreye sokarsak rahatlıkla bir parti sivil, halktan yana, halkın taleplerini temsil etme cehdinde olduğu sürece kalıcı olur diyebiliriz. Devletin taleplerini halka empoze etme işlevini esas görevi addettiği zaman da sahneden çekilir.

 

Aslında o kadar geriye gitmeye, kültürel hayatımızdan örnekler bulmaya da gerek yok. Sadece Türkiye’de kurulan ve daha sonra siyaset sahnesinden çekilen partileri incelesek bile yine bu gerçekle karşılaşırız. Hatta önümüzdeki en canlı örnek Ak Partiye baksak bu bağlamda bize çok şey söyler. Ak Parti kurulduğu günden son yıllara kadar halkın taleplerini temsil etti ve iktidarında da bu talepleri devlet nezdinde hayata geçirdi ve bu yüzden halk kendisine sahip çıktı ve her seçimden de zaferle çıkmasını sağladı. Meşum 15 Temmuz darbe girişiminde bedenini siper ederek korudu. Ama ondan sonra Ak Partide belirgin bir şekilde devletin Kemalist alışkanlıklarını çağrıştıran taleplerini ana söylemi haline getirme durumu ortaya çıktı. Son birkaç seçimde tökezledi bu yüzden. İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi belediye başkanlıklarını da kaybetti en sonunda.

 

Şimdi ise Gelecek Partisi, bu evrensel gerçekliğin bir gereği olarak siyaset sahnesindeki yerini alıyor. Halkın taleplerini temsil ettiği oranda siyaset sahnesinde etkin olacaktır. Hiçbir düşmanca tutum, engelleme de buna mani olamayacaktır. İçeriden biri olarak söylüyorum, kadrosundaki çeşitlilik ve toplumsal katmanları temsil yeteneği buna son derece müsaittir. Dolayısıyla Gelecek Partisinin Türkiye’nin geleceği olması, çeşitli kümeleriyle halkın taleplerini dile getirmesine, dillendirmesine bağlıdır.