Heath Lowry (Hit Bey): Amerika'da doğdum, Balıkesir’in Bereketli köyünde adam oldum

16.05.2020

Heath Ward Lowry, Ekim 1964 – Şubat 1966 tarihleri arasında Balıkesir ilimizin şirin bir köyü olan (şimdi Altıeylül ilçesine bağlı mahalle) Bereketli’de yaşadı. (Bundan sonra biz de ona Bereketli ahalisi gibi Hit Bey diyeceğiz)

 

Hit Bey Amerikalı…

 

1942 yılında Oregon eyaletinin başkenti Salem’de doğdu. Protestan bir din adamı olan babasının vazifesi dolayısıyla yedi yaşındayken Hindistan’a gitti. İlkokulu orada okudu. Lise ve üniversite tahsilini 1955 yılında döndükleri Kaliforniya’da tamamladı.

 

Türkiye’ye gelmeden evvel İspanya’daki Formentera adasında bar işletti.

 

Ardından bir süre Fas Tanca’da yaşadı.

 

1964 yılında Kennedy’nin “teknik yardım sağlamak, Amerika Birleşik Devletleri dışındaki halkların Amerikan kültürünü anlamasını sağlamak ve Amerikalıların diğer ülkelerin kültürlerini anlamasına yardımcı olmak” amacıyla kurduğu, diğer yandan Soğuk Savaş döneminde Sovyet Rusya’ya karşı silahsız bir güç olarak da kullanılmak istenen Peace Corps (Barış Gönüllüleri) programına katılarak Türkiye’ye geldi.

 

Buradan ayrıldıktan sonra da Türkiye ile olan rabıtası hiç kopmadı. Demet Hanım ile evlendi. “Bir Amerikalı olarak doğdum (tercihim olmayan bir durum), fakat hayatımı Türkiye’ye, insanlarına ve tarihine adayarak yaşamayı tercih ettim”  diyen Hit Bey birkaç yıl evvel Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu.

 

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kurucularından olan Hit Bey’in dilimizde On Beşinci Yüzyıl Osmanlı Gerçekleri: Limnos (Limni) Adasında Yaşam, Erken Dönem Osmanlı Devleti'nin YapısıOsmanlı Döneminde Balkanların Şekillenmesi 1350-1550Bilinmeyen Türkler (Clarence K. Streit ile birlikte), Osmanlıların Ayak İzlerinde Serez'deki Selçuk Sultan Camii ve Erken Dönem Osmanlı Mimarisindeki Yeri, Seyyahların Gözüyle Bursa 1326-1923, Trabzon Şehrinin İslamlaşma ve Türkleşmesi adlı kitapları yayımlandı.

 

Hit Bey’in dilimizde bir kitabı daha yayımlandı: Yarım Asırlık Tutku Türkiye ve Ben (1. Kitap: Bereketli Yılları, 1964-1966)

 

Hit Bey bu kitapta Barış Gönüllüsü olarak geldiği o bereket dolu Bereketli günlerini anlatıyor.

 

köyün erkekleri muhtar tarafından en büyük kahvede olağanüstü bir toplantıya çağrıldı. Konu bendim ve yanıtlanması gereken soru, ansızın kapılarında beliren bu Tanrı misafirinin nasıl besleneceğiydi. Köyün geleneği herhangi bir yabancının üç gün üç gece misafir edilmesini emretse de, bu defaki (ben) iki sene kalmayı planlıyordu. Sorun hem erkek hem bekar olmamdı, bu yüzden otomatik olarak kendime bakamayacağım varsayılıyordu. (…) sorun bendim ve nasıl bakılıp besleneceğime karar vermek için toplanılmıştı.  

 

Bu toplantıdan aylar sonra haberdar olan Hit Bey öğrenir ki Bereketli’deki yüz yirmi sekiz hanenin hepsi muhtarın çağrısıyla bir araya gelip uzun uzun konuştuktan sonra köydeki her ailenin sırayla onu bir gün boyunca misafir etmesine karar verilmiştir.

 

Bu girişimi düzenlemek için elden ele bir liste dolaştırılıp köyün erkekleri tarafından bir bir imzalandı – imzaya benzeyen bir karalama yaptılar da diyebiliriz. Böylece beni bir günlüğüne misafir etmeyi taahhüt ettiler. (…) Amerikalıların et sevdiği ve günde en az bir defa et yemem gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Onları bu hatadan kurtarabilecek tek kişi olan Muhtar bunu yapmayacak kadar akıllıydı. Nerede yemek yiyeceğime dair de bir tartışma oldu ve bunda da kahvaltının Muhtar Odasına getirilmesi, öğle yemeğinde ise ev sahibimin gittiği kahvede (köyde yaş ve politik görüşlere göre ayrılan üç kahve vardı) ona evden getirilecek yemekte eşlik etmem konusunda karar kılındı. Akşam yemeklerini de ev sahibimin ailesi ve arkadaşlarına katılıp onun evinde yiyecektim.

 

Hit Bey, Bereketli köyünün her evinde misafir oldu, köy nüfusunun her biriyle tanıştı, misafirperverliğin ne demek olduğunu gördü.

 

Menü her zaman bir et çeşidi içeriyordu: Tavuk, kaz, bir parça kuzu veya sucuk.

 

Bayramdan bayrama et yiyen köylüler misafirlerinin akşam yemeğinde mutlaka et yemesi için elinden geleni yaptı.

 

Daha fakir ailelerin altta kalmamak için komşularından tavuk ödünç aldıkları bile oldu, ama Hit Bey her zaman et yedi. Bu misafirperverlik Bereketli köyünde geçirdiğim süre içinde beni çok etkilemiştir. Yaklaşık altı ay sonra ilk geceki toplantıyı öğrenip Bereketli’de etin her gün yenilen bir şey olmadığını anlamamdan bile önce.

 

Hit Bey diyor ki:

 

Bereketli senelerinin hayatımın biçimlenmesindeki önemini kavramam elli sene aldı. Çünkü burada adam oldum ve tam burada, Türkiye’ye insanlarına ve tarihine hayatım boyunca duyacağım hayranlık kendini göstermeye başladı. Bereketli köylüleri, bana sadece misafirperverliği öğretmekle kalmayıp aynı zamanda çok kullandıkları ‘İnşallah’ sözüyle özetlenebilecek kader anlayışını da aşıladılar. Kendilerine kıt kanaat yeteni bir yabancıyla paylaşarak beni derinden etkiledikleri gibi aynı zamanda da yüzleştikleri zorluklar karşısında gösterdikleri metanetle bana hayatı sürekli kontrol altına tutmanın imkansızlığını öğrettiler.

 

Barış Gönüllüleri vazifelerinde ne denli başarılı oldu bilinmez lakin kuruluş amaçlarından olan “Amerikalıların diğer ülkelerin kültürlerini anlamasına yardımcı olmak” maddesini Hit Bey’in hakkel yakîn nasıl yaşadığı bu kitapta anlatılıyor…

 

“Amerika Birleşik Devletleri dışındaki halkların Amerikan kültürünü anlamasını sağlamak” için yola çıkıp, geldiği topraklara aşık olan bir adamın hikâyesi…