İnsan öldükten sonra kütüphanesine ne olur?

30.09.2020

Ülkemizdeki ilk baskısı Can Yayınları etiketiyle  2010 yılının Temmuz ayında yapılan “İki kitap âşığının, semiyolog, düşünür ve yazar Umberto Eco ile sinemacı ve dramaturg Jean-Claude Carrière’in” sohbetlerinden oluşan harikulade bir kitap: Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın… 

 

Orijinali 2009 yılında Éditions Grasset & Fasquelle tarafından Fransızca lisanında basılan ve her kitapseverin kütüphanesinde mutlaka olması gerektiğini savunduğum bu kitabın son bölümünde kitapseverler için zor bir sualin cevabı aranıyor: İnsan Öldükten Sonra Kütüphanesine Ne Olur?

 

Eco diyor ki: Benim koleksiyonuma gelince; dağılmasını istemem elbette. Ailem bir halk kütüphanesine verebilir ya da müzayedede satabilir. O zaman eksiksiz olarak bir üniversiteye satılmış olur. Benim için önemli tek şey bu.

 

Carrière’in cevabı: Ben öldükten sonra kitaplarıma ne mi olacak? Karımla iki kızım karar verecekler buna. Yalnız vasiyetimde, falanca ya da filanca kitabı falanca ya da filanca dostuma bırakıyorum diye yazacağım şüphesiz. Ölüm sonrası hediyesi gibi, bir işaret, bir devir teslim gibi. Beni hepten unutmayacağından emin olmak için.

 

Bu iki “kitap âşığı”ndan hangisinin kitapları daha fazla sevdiğini cevaplarından çıkarmamız mümkün olabilir diye düşünüyor ve oyumu Carrière’den yana kullanıyorum. Hem kitaplarından “kitaplarım” diye bahsetmesi, hem de dostlarını düşünerek kitaplarından bazılarını onlara hediye etmeyi arzulamasından dolayı. “Bir devir teslim gibi” tabirini de çok sevdim. Umberto Bey ise koleksiyonunun eksiksiz olarak satılmasının kendisi için “önemli olan tek şey” olduğunu söylüyor. Soğuk bir böbürlenme havası tütüyor cevabından.

 

İnsan öldükten sonra kütüphanesine ne olur?

 

Sahaflar Şeyhi diye anılan Muzaffer Ozak, sahaflık mesleğini “ölenlerin kitaplarını ölecek olanlara satmak” cümlesiyle açıklar.

 

Memleketimizde bu iş böyledir. İnsanlar ölür, kitapları satılır.

 

İstisnalar müstesna…

 

Mesela Ali Emirî Efendi.

 

Kendisine tahsis edilen Feyzullah Efendi Medresesi’nde bir kütüphane kuran, “Ben bu kitapları milletim için topladım ve milletime vakfediyorum” diyerek kütüphaneye kendi adını değil de “Millet Kütüphanesi” adını veren Ali Emirî Efendi gibiler istisna elbette.

 

Kütüphanenin açıldığı 17 Nisan 1916 tarihinden 23 Ocak 1924 günü yani vefat edene kadar kurduğu kütüphanenin müdürlüğünü yapan Ali Emirî Efendi’nin gözü arkada kalmamıştır.

 

Jean-Claude Carrière 89 yaşında ve hayatta. Belki de hâlâ hangi kitabını hangi dostuna hediye edeceğini düşünüyordur.

 

Umberto Eco 2016 yılında öldü. ‘Koleksiyon’unun akıbetini bilmiyorum. Acaba ailesi onları bir halk kütüphanesine mi bağışladı, yoksa müzayede mi sattı?

 

Öleceğiz ve kitaplarımız satılacak.

 

Öyle de olmalıdır zaten.

 

Kitaplar tekrar deverana girmeli, akış sağlanmalı.