Kurduğunuz rejimle gurur duyun!

20.06.2020

2001 Yılında Düzce’de AK Partiyi kurduğumuzda, dönemin ruhu kimseyi hevesli kılmadığından bazı arkadaşlar ısrarla kardeşimin Gençlik Kolları Başkanı olması yönünde talepte bulundular ve çok daha fazla bir tepkimeyle reddettim; “Ne oluyor birader, aile şirketi-partisi mi kuruyoruz? Olmaz böyle bir şey!” diyerek.

 

İlerleyen dönemlerde eski kayın biraderim seçilerek İl Genel Meclisi,  kardeşim ise Ticaret ve Sanayi Odası üyesi oldu. Ben ise Düzce’de AK Partiyi aldığı oy oranı itibarıyla Türkiye birinciliğine taşımış ve Sayın Erdoğan’la ilişkileri muhteşem güçlü bir il başkanı olarak memleketimin sorunlarını çözmekten başka bir şey düşünemez haldeydim. Arada bir aklıma gelecekte neler olabileceği gelir,  teorik donanıma güvenerek her işte Ya Allah - Bismillah çekerek yoluma devam ederdim. Arada deli düşüncelere kapılır; kardeşini Ticaret Odasına, kayınbiraderini de İl Genel Meclisine başkan yap, sonrasında da vur geç, kim tutar seni gibisinden. Sonra sağlam bir estağfirullah çeker ve normale dönerdim. Ne ayıp şeylerdi bu düşünceler, siyasi ikbal adına böylesi işlere tevessül etmek yakışır mıydı yeni Türkiye’yi inşa etmek adına yola çıkmış demokrasi ve adalet neferlerine! -Bu arada isteseydim o güç sarhoşluğuyla vallahi yapabilirdim-

 

Aradan süreçler, yıllar geçti. Şimdi bakıyorum, bizim o dönemler partimiz zarar görmesin adına bin bir dikkat ve rikkatle önemsediğimiz temel ilkelerden eser kalmamış. Uzun yıllardan bu yana vitrine sürdüğü yetkin kadrolarla ülkeyi yönetmeye çalışan AK Parti artık bu hassasiyetlerinden dahi vaz geçmiş. Genel Başkanın bir şeysi, ötekinin bilmem nesi, aile yakının örekesi gibisinden sıfatlarla liyakatli-liyakatsiz onlarca kişi devletin en üst noktalarında görevlendirilir olmuş. Sadece zat-ı şahanelerini her daim ululayıp ta’zimde eksiklik göstermesinler yeter. Ayrıca devlet yönetiminde iradesiz oldukları için, kendilerine üst akılca verilen talimatları bihakkın icra eylemeleri kifayet eder.

 

Diyecek çok şey var ve bunlardan ilki ortada ne doğru dürüst bir sistem ne de ahlak ve etik kaldığıdır.

 

Selam ve esenlikler…