Memleketimizden iyilik manzaraları

19.04.2020

Gazeteci-Yazar Yaşar Yavuz’un sosyal medyada paylaştığı üç ayrı bakkal fotoğrafında, camlara yapıştırılmış dosya kağıtlarına yazılı şu müjdeyi okuyoruz: “Bu bakkalda 17 Nisan 2020’ye kadar olan borçlarınız bir kardeşiniz tarafından ödenmiştir.”

 

Gaziantep’ten gelen bu nefis haberi öpüp başımızın üstüne koyduktan sonra Afyonkarahisar’a yöneliyoruz: Sandıklı ilçesinde bir lokanta işletmecisi, Sami Erol, veresiye yiyip-içen müşterilerinin 70 bin liralık borcunun kayıtlı olduğu defterleri yakıyor, “Helali hoş olsun, biz bize yeteriz, şu sıkıntılı günlerde birbirimize destek olalım" diyerek...

 

Bir kazadan sağ salim kurtulduğunda “Verilmiş sadakamız varmış” diyen, yani kendini ancak başkalarını kollayarak koruyabileceğine inanan insanların ülkesi burası. O Antepli meçhul iyilik eri, o Afyonlu lokantacı, bu güzel kardeşlerimiz, infak ehli bir milletin mümessilleri. İstisnai değil iyilikleri; milletin iyiliğine ayna tutuyorlar.

 

Aileler kendi içlerinde yardımlaşıyor, sülaleler kendi içlerinde yardımlaşıyor, aşiretler kendi içlerinde yardımlaşıyor, köyler mahalleler kendi içlerinde yardımlaşıyor, cemaatler kendi içlerinde yardımlaşıyor, arkadaş çevreleri kendi içlerinde yardımlaşıyor, komşular kendi aralarında yardımlaşıyor ve yardımlar bu dairelerin dışına da taşarak milli bir dayanışma halini alıyor. Hükümetin “Biz Bize Yeteriz” yahut İHH’nın “Şimdi Dayanışma Zamanı” kampanyasına verilen destekler, nice belaları def eden ve inşaallah şu koronavirüsten mütevellit yoksulluk tehlikesini de bertaraf edecek olan toplumsal infak destanının küçük bir cüzü sadece.

 

İçinde bulunduğumuz kriz sürecinin ne kadar süreceğini, nerelere varacağını bilmiyoruz. Hükümet, devlet bu krizin üstesinden nereye kadar gelebilir, onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz şu ki, milletçe bu dayanışma ruhunu korudukça inşaallah yıkılmayacağız ve Alemlerin Rabbi Allah’ın bereketini celbeden iyilik bizi selamete çıkaracak.

 

Allahu ekber ve lillahi’l hamd.