Sıkı Erdoğanist olmak tüm suç ve kusurları bağışlatır mı?

05.06.2020

Bu sorunun evrensel hukuk ilkeleri normlarındaki karşılığını bilmem (ahiretteki hesap apayrı) ama bu ülke için cevabı evet olsa gerek. MİT tırları davası nedeniyle yargılanıp mahkûm olan ve cezası Yargıtay’da onanan CHP’li Enis Berberoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı tezkeresiyle TBMM’de milletvekilliğinin düşürülüp kalan 18 aylık cezasını çekmek üzere cezaevine konulacak olması beni bu yazıyı yazmaya sevk etti.

 

Aşağılık bir olaydı, şerefsizce kamera kaydına da almışlardı. Gizli bir devlet görevi ifa etmek üzere yola çıkan MİT mensuplarının, kendisini devlet sanan FETÖ’ye biatlı bir savcı ve jandarma komutanı tarafından pespaye bir şekilde kelepçeleniş manzaralarını her gördüğümde kan beynime sıçrar. İnanılmaz bir skandalın ötesinde, bırakın büyük bir devlette, küçücük ufacık bir aşiret yönetiminde bile yaşanması mümkün olmayan hadiselerdendi. Utanmadan, sıkılmadan ve ülke menfaatleri hiç umurlarında olmaksızın sırf müzmin Erdoğan ve o günlerde ülkeyi yöneten AK Parti kadroları düşmanlığıyla yaptılar tüm bunları ve dünyaya servis ettiler. 2014 yılı Ocak ayının sonlarında yaşanan bu hadise vesilesiyle, dünya kamuoyunun o günlerde en büyük şeytan olarak gördüğü IŞİD’e, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’ın güya yardım ettiğini kanıtlayıp, uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılatarak iktidardan düşürmenin hesaplarını yapmaktaydılar. İnanılmaz bir rezillikti, hiçbir zaman hazmetmemiz mümkün değildir ve etmeyeceğiz!

 

Bu olayı Cumhuriyet gazetesinde yayınlayan o dönemki genel yayın yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül yargılanmış, Dündar 5 yıl 10 ay, Gül ise 5 yıl hüküm giymişti. Dava devam ederken yurtdışına (Almanya) çıkan Can Dündar hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Erdem Gül cezaevine konulmasının ardından 2018 yılında -Yargıtay’ın müdahalesiyle- beraat etti ve halen İstanbul Adalar belediye başkanlığı görevini yürütmekte. Öte yandan CHP’li milletvekili Enis Berberoğlu, kendisine ulaşan mezkur fotoğrafları Cumhuriyet gazetesi yetkilileriyle paylaşmaktan hüküm giydi, devletin gizli kalması gereken bilgilerini açık etmekten. Güzel, pek ala ve yerinde diyelim. O halde MİT tırlarıyla ilgili görüntüleri ilk kez paylaşan ve meydan okumayı da elden bırakmayan Doğu Perinçek grubuna bağlı Aydınlık gazetesi ve sorumlularıyla ilgili ne yapılmış?

 

Buyurun, önce ne dediklerini birlikte okuyalım;

 

‘’Bugün de gerçeklerin peşindeyiz. Evet, MİT TIR'ları haberini Cumhuriyet'ten önce yaptık. Gelsinler, tutuklasınlar. İktidarın karanlık Suriye politikasının Türkiye'yi nereye getirdiği ortada.’’

 

Bu sözler ve yayınladıkları tüm haber ve resimler üzerine açılan benzer davada, daha önce Müslüman kamuoyunun tüm tepkilerine rağmen  Selman Rüşdi’nin ‘’Şeytan Ayetleri’’ kitabını Türkiye’de yayınlama cüretini gösteren Aydınlık’ın tüm sorumluları hakkındaki dava, yargı süreci 4 aylık yasal süre aşıldıktan sonra başlatıldığı için düştü. Dava düştü düşmesine de, hukuki yaptırım imkânını ortadan kaldıran o zaman aşımı Aydınlık’ın bu işi yaptığı gerçeğini değiştirmiyor. Öyleyse, Perinçek grubuna devlet katında gösterilen itibar neyin nesi? 

 

Şimdi öyle işler yapan başkaları da tıpkı Perinçek hrubu gibi söyledikleriyle ve yazıp çizdikleriyle sağlam Erdoğancı olduklarını deklare etseler, iade-i itibara mazhar olurlar mu? Artık sıkı bir Erdoğanist duruş sergilemeleri, tüm kusurlarının bağışlanmasını sağlar mı?

 

Selam ve esenlikler…