Ulaşım zamları, popülizm ve semptomlar

12.02.2020

Gençlik yıllarımda, dünyayı değiştirme davetimize Avrupa'nın refah düzeyi ve sosyal devlet modeli ile yanıt verenlere şak diye yapıştırdığım bir cevap vardı: "Kardeşim siz sinekleri öldürmekle uğraşıyorsunuz, bataklığı kurutmak lazım!"

 

Bataklığı kurutmanın adı şu kör olası düzenin en büyük payandası olan artı değer sömürüsüne son verip, işçi sınıfını onun biricik partisi ile iktidara taşıyıp, Avrupa demokrasisinden ala olan proletarya diktatörlüğünü kurmak idi.

 

İşte o vakit hürriyet, elini kolunu sallaya sallaya, en şanlı elbisesi, işçi tulumuyla dolaşacaktı.

 

Bu çözümün bugün doğru olduğuna inanmıyorum. Hatta Avrupa'nın sunduğu demokrasi ve refah seviyesine de "fit" olmuş durumdayım.

 

Ama o günlerin albenili itirazı, sinekleri öldürmektense bataklığı kurutma çözümünün bugün hâlâ akla yatkın olduğuna inanıyorum.

 

Popülizmin panzeri de bu olsa gerek.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım zammı bana tekrar bunları düşündürdü.

 

Birden çok bağımlılık parametresi ile kayıt altında olan ulaşım gibi ehemmiyetli bir konuda indirim vaadlerinin kısa sürede sükutu hayal demek olacağı belliydi. Zira bu hamleyi omuzlayacak kaynaklarımız maalesef yoktu!

 

Fakat bu İmamoğlu'nun suçu değil tabii ki.

 

Bu, popülizm salgınının en belirgin semptomu.

 

Yakıtı, taşıtı dışarıdan ithal ederken; siyasi gelişmelerin kaygan zemininde yerinde duramayan döviz kuruna sıkı sıkıya bağlı olan bu kalemler altyapıdan yoksun vaadler ile dizginlenemeyecekti elbette.

 

İBB ulaşımdaki indirim kararından kısa bir süre sonra yavaş yavaş dümen kırmak zorunda kaldığı için suçlu değil.

 

Suçlu olan yarım asırlık ömrü hayatında sinek öldürmekle iktifa eden çok partili, popülist siyasetimiz.

 

Biri lütfen göreve başlamadan önce sadece ve sadece gerçekleri söyleyeceğine yemin edebilir mi, lütfen?

 

En başta da kendisine...