Yassıada Bebeği

19.06.2020

27 MAYIS YAZILARI 5

 

Dr. Mehmet Tekinel ünlü bir cerrah… Hayat hikâyesi ise yakın tarihimizin bitmeyen bir özeti gibi… Neden diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Olsa olsa bir başarı hikâyesidir diye düşünebilirsiniz. Bir bakıma haklısınız ama Mehmet Tekinel’in bir başarı hikâyesi bir de hayata merhaba dediği anda haberdar olmadığı ve siyasal hayatımızda Yassıada Bebeği olarak sevilerek büyüdüğü, büyütüldüğü trajik bir hikâyesi var. Darbelerin anası 27 Mayıs Darbesi ile başlayan bir hikâye bu…

 

Necla Tekinel, 1946’da Demokrat Parti Sarıyer ilçe teşkilatını kurmuş. Belediye encümen azası, Sarıyer ilçe başkanı olmuş. 1957’de de Demokrat Parti İstanbul milletvekili seçilmiş. Demokrat Parti milletvekiliyken 27 Mayıs 1960’ta İstanbul’da darbeciler tarafından tutuklanmış. Önce Davutpaşa Kışlası’na, ardından da Yassıada’ya götürülmüş. Gözaltına alındığında, hamile olduğunu biliyormuş ama kimseye söylememiş. Yassıada’da koğuş arkadaşı Prof. Dr. Saliha Balaykan, 28 Nisan gösterileri sırasında öldürülen Turhan Emeksiz’e ‘sekme kurşun’ raporu vermiş. Darbeciler; “Raporu başka türlü yaz” diye baskı yapmışlar. O da “Ben ihanet edemem.” deyince tutuklayıp Yassıada’ya getirmişler. Saliha Hanım doktor olduğu için Necla Tekinel’in durumunu fark etmiş, askerlere söylemek istemiş. Necla Hanım ise söylemesine engel olmuş. Askerler, Necla Hanıma’a diğer Demokrat Partililere uyguladıkları işkenceleri yapmaya devam edince, Saliha Hanım dayanamamış; “Hamile kadına böyle yapıyorsunuz” deyince askerler şok olmuş.  O günden sonra Necla Hanım’a işkence yapmamışlar, sorgulamalarda daha medeni davranmışlar, yani işkence yapmamışlar. Malum, Yassıada aynı zamanda Demokrat Partililere işkence adasıydı. Yassıada’da işkence ve kötü muameleden ölmüş ama kayıtlara, kalp krizi, intihar vb. olarak geçen tam 9 ölüm var. 27 Mayıs Darbesi’nin 3.Gününde Ankara Orduevinde camdan atlayarak intihar ettiği söylenen, yani kayıtlara bu şekilde geçen İç İşleri Bakanı Namık Gedik ile beraber tam on kişi can verdi.  Merhum Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idamıyla beraber 13 kişi, 13 ölüm…

 

Biz Necla Tekinel’in yaşadıklarına geri dönelim. Necla Hanımın eşi emekli hâkim olduğu için eşinin avukatlığını üstlenmiş. Necla Hanım son yıllarda Demokrat Parti’nin uyguladığı bazı politikaları parti içerisinde eleştiren bir vekilmiş. Eşi de Necla Hanım’ın parti içerisinde yaptığı bu eleştirilere dayanarak bir savunma hazırlamış. Necla Hanım’ın son dönem uygulanan politikalara muhalif olduğunu, bunun hafifletici sebep olduğunu, eşinin Yassıada’dan tahliye edilmesini isteyeceği bir savunma hazırlamış. Sonuçta eşi hamiledir ve eşini hafifletici bir sebep bularak Yassıada’dan kurtarmak istemektedir.

 

Ama Necla Hanım bu savunmaya razı olmamış; ‘Herkes kendini nasıl savunuyorsa ben de öyle savunacağım’ demiş. Eşi mahkemede hazırladığı bu savunmada ısrar edince, Necla Hanım eşini, yani avukatını azletmiş. Zaten, Yassıada’da kimseye savunma yaptırmadıkları için Necla Hanım da diğer Demokrat Partililer gibi savunma yapma hakkından vazgeçmiş. Necla Hanımın eşi yani avukatı, kendini eve kapatmış, daha sonra soluğu Yassıada’da almış. Necla Hanım duruşmada eşini yine avukat grubunun içinde görünce sinirlenmiş; ‘Ben dilekçe verdim, hala neden bu adam burada?’ diye hâkime çıkışmış. Hâkim; ‘Beyefendi bir avukat olarak değil, eşiniz olarak orada’ diye cevap vermiş. Necla Hanımın eşi duruşmayı izleyici olarak takip etmiş.

 

Necla Hanım’ın doğum vakti gelince, askerler ailesi kaçırır diye deniz yolu ile değil helikopter ile Kasımpaşa Deniz Hastanesi’ne getirmişler. 9 Şubat 1961’de Mehmet bebek dünyaya gelmiş. Necla Hanım Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nde bebeği ile 18 gün kalmış. Yaşadığı stres ve sıkıntılardan dolayı sütü kesilmiş. Sütü kesilince askerler hastanede daha fazla kalmasına müsaade etmemişler. Yassıada’daki koşulların bebeği için uygun olmayacağını düşünen Necla Hanım Bebeğini babaannesine emanet ederek Yassıada’ya geri dönmüş. Mehmet bebeği babaannesi büyütmüş. Yassıada’ya gitmek oldukça zahmetli olduğu için babaannesi, Mehmet bebeği o şartlarda bekletmek istememiş, bir kere Yassıada’ya, iki defa da Kayseri’ye götürmüş. Necla Hanım Kayseri Cezaevi’nden çıktığında Mehmet bebek 3 yaşındaymış. Mehmet bebeği Demokrat Partililer ne zaman görse Yassıada bebeği diye sever bağırlarına basarmış. Necla Hanım oğluna Yassıada’da yaşadığı günlere dair pek bir şey anlatmamış. 27 Mayıs Darbesi’nden sonra iki darbe daha yaşayınca; ‘Biz Yassıada’da demokrasi uğruna kendimizi feda ettiğimizi düşünüyorduk. Bizim orada yaşadıklarımız bir işe yaramamış. Boşuna yatmışız orada’ der üzülürmüş.